İran’da her ihtimal için hazır olmalıyız
İran’da, her an, her bir ihtimal vuku bulabilir. Her bir olacak için hazır olmalıyız.
1) İstiklal
İstiklalci gruplar, bireyler, teşkilatlar, erkenden (her şey olup bitmeden), İran’ın dağılma şartlarını göz önünde tutarak, bu duruma hazır olmalıdırlar. İstiklalciler hemen şimdi bir anayasa hazırlamalıdırlar ki yarın geç olabilir ve telaşa düşerler.
2) Federalciler
Federalci gruplar, bireyler, teşkilatlar bu an, İran’ın dağılmasından sonraya hazır olmalıdırlar. Eğer şimdi hazır olmazlarsa, o gün geldiğinde Fars toplulukları, Fars olmayan milletlere üstün dururlar. O şartlarda Farslar istediklerini gayri-Fars milletlere dayatabilirler. Yüz yıl haksız kalan milletler, Farsların baskısı ve önerilerine maruz kalıp onların arkasına düşerek Farslara gölge gibi olabilirler. Yani herhangi bir milletin aydınları daha erken harekete geçerse, yaratıcı olursa güç o milletin elinde olur. Ama gelecek İran’da güç ve kuvvet Farsların elinde olmamalıdır.
3) Hakkı tayin-i sernüviştçiler
Bu işe meraklı şahıslar ve gruplar da şimdiden anayasayı hazırlamalı ve masa üzerine müzakereye hazır etmelidirler ki o gün gelir gelmez biz Türkler üstün bir konumda olabilelim. Yani üstünlük Türk milletinin elinde olsun. Yoksa Türkler, İran uçurumu altında kalıp ezilirler.
4) Muhtariyetçiler
Muhtariyetçiler (elbette bizim gözümüzde) bir tür federalci gibi görünürler; fakat belki anlamlarda, kavramlarda, idarecilikte vb. farklı tanımları olabilir. Bu farklara baksak da bakmasak da bu gruplar ve bireyler, gelecek müzakereler ve görüşmeler masası için bir anayasa hazırlamalıdırlar ki güçlü yumruğumuzu masaya vurabilelim. Ayrıca masada ruhsal üstünlüğü koruyabilelim.
5) İrancı Türkler
İrancı Türkçüler göz ardı edilmemelidir. Onlarla anlaşsak da anlaşmasak da, İrancı Türkçüler de bir düşünce sahibidirler. Onların düşüncelerine göz yummak olmaz ve siyaset masasından silmek de (en azından teorik alanda) mümkün değildir. İrancı Türkler de şimdi ve hemen birlik halinde toplanarak, düşündükleri “Türk İranı” için bir anayasa hazırlamalıdırlar. Doğaldır ki bu grup düşünce sahipleri için önemli olan birinci derecede İran, ikinci derecede Türklerdir. Belki de onlar için Türklük, İran’dan daha önemli olabilir. Bu nedenle İran–Türk ya da Türk–İran esaslı bir anayasa yazmalıdırlar.
6) Amerika hegemonyası
Eğer Amerika hegemonyası (gücü – hegemonu) İran üzerinde etkili olursa, sonraki bütün denklemleri onlar belirlerler. Çünkü galip ve güçlü olanlar istediklerini yazar ve uygularlar. Güçsüzlerin ve mağlup olanların ise itaatten başka çareleri yoktur. Güçsüz ve mağlup olanlar emir kulu olur ve emirleri yerine getirmekle yükümlüdürler.
Amerika hem kendisi federaldir hem de Irak’ta, Afganistan’da, hatta Suriye’de bir tür federal sistemler kurmuştur. Bu konuda derin ve geniş tecrübeye sahiptir. Amerika İran’ı işgal ederse, orada belirleyici güç olur ve istediği biçimde federal yapılar kurabilir.
Bununla birlikte Amerika hegemonyası ve gücü ortada olursa; istiklalci, federalci, hakkı tayin-i sernüviştçi, muhtariyetçi ve İran Türkçülüğü düşüncesine sahip kişi ve gruplara fazla alan kalmaz.
Güney Azerbaycan ve İran’da yaşayan bütün Türklerin aydın kesimleri, İran’da meydana gelebilecek her duruma hazır olmalıdırlar. Yani bu siyasi düşünce sahiplerinin her biri, kendi yerinde hazırladıkları anayasalarla gelecekte işleri hem kolaylaştırabilir hem de belki oy veya ses verirken üstünlük elde ederek siyasette ve hukukta bazı şeyleri değiştirebilirler.
7) Konfederalciler
Konfederalciler bireysel ya da grupsal olarak ikiye ayrılırlar:
a) İrancı konfederalciler
b) Bölgesel konfederalciler
a) İrancı konfederalciler
İrancı konfederalcilerin düşüncesine göre İran adı verilen coğrafyada birçok millet vardır ki son yüz yılda bütün milli, tarihsel, vatansal ve devletçilik hakları çiğnenip ortadan kaldırılmıştır. Onlara göre İran’ın adı değişebilir; fakat sınırlar içinde yaşayan milletler eşit haklarla bağımsız olmalı, bağımsız devlet kurmalı ve milli iradelerini uygulama hakkına sahip olmalıdırlar.
Bunların işi daha zordur. Çünkü Fars toplulukları dışında kalan milletler, yüz yıllık Fars sistemi kaynaklı hukuksuzluk nedeniyle Farslarla yeniden tek bir siyasi yapı içinde birleşmeyi zor görmektedirler. Buna rağmen bu grup, bir anayasa çerçevesinde milletlerin istiklalini, milli, tarihî, vatani, ekonomik ve hukuki iradelerini resmen tanıyan bir metin hazırlamalıdır ki bu milletlerin de kabulüne sunulabilsin; aksi halde Farslar için bayram olur.
b) Bölgesel konfederalciler
Bölgesel konfederalcilerin işi daha kolaydır. Örneğin Türkler, Türkmenler, Kaşkaylar, Araplar, Kürtler, Mazeniler, Gilekler vb. hem bölgesel eşit haklarla hem de İran sınırları dışında yaşayan soydaşlarıyla konfederal yapılar kurma ihtimaline sahiptirler.
Örneğin İran’da yaşayan Türkler hem kendi aralarında hem de komşu milletlerle (Kürtler, Lorlar, Bahtiyariler, Gilekler, Mazeniler) konfederal yaşam kurabilirler. Bunun yanı sıra İran’daki Türkler; Azerbaycan Cumhuriyeti, Türkiye Cumhuriyeti, Türkmenistan Cumhuriyeti ve diğer Türk cumhuriyetleriyle eşit konfederal sistem kurma imkân ve fırsatlarına da sahip olabilirler.
Sonuç
Bütün siyasi ve hukuki düşünce sahipleri, gruplar ve bireyler; İran’da meydana gelebilecek her ihtimal ve devlet kurma süreci için bugünden hazır olmalıdırlar. Bu hazırlık, bütün milli, tarihî, toprak, ekonomik ve hukuki hakların tamamını elde etmek ve korunmasını sağlamak için devlet kurmanın ve anayasal çerçevenin en gerekli unsurudur.
Siyasi ve hukuki düşünce sahiplerinin önerdiği anayasada bütün milli ve bireysel haklar açıkça yer almalıdır. Bu anayasalar, bütün milletin iradesini kapsamalıdır. Bu nedenle gelecekteki her türlü ihtimale karşı, bugünden yazılı şekilde sunulabilecek hukuk, kanun ve anayasa taslakları hazırlanmalıdır.
İnsafeli Hidayet
26 Ocak 2026
No comments:
Post a Comment